Öykü

Yeni öyküler, karakterler ve sesler.

ŞAİR

ŞAİR

Tanrım Size Bir Salıncak

"Mesleğin ne?" diyor çavuş askerliğin ilk günü. Herkes bir şey söylüyor: marangoz, garson, çiftçi... Benim bir mesleğim yok ki, ne söyleyeceğim, diye düşünüyorum o sırada. E şairsin ya oğlum!

SON DEM

SON DEM

Sevgi Violence

Bir zamanlar cam bir bardakta yaşayan bir çay varmış... İlk zamanlar içine avuç avuç şeker atılırmış...

AZ SONRA GEÇECEK OLAN HER ŞEY

AZ SONRA GEÇECEK OLAN HER ŞEY

Asım Tağ

Az sonra tüm gelecekler geçip gidecekti sadece az sonra. Sigarasından bir fırt daha alan arkadaşım izmariti caddeye doğru fırlattı. İzmarit yağmur damlalarına karşı zayıf düştü ve bayıldı. Üzerinden bir lastik geçti ve sırra kadem bastı. Böyle olacaktık.

AKLIM BİR KARIŞ HAVADA

AKLIM BİR KARIŞ HAVADA

Sylvan Clownson

Bir süredir sosyal medyayı sessizde kullanıyorum. Sebebi benim gibi düşünmeyenlere duyduğum tahammülsüzlük. Bilinçsizliğe duyduğum bilinçsiz nefret. Cehalete güttüğüm faşist yaklaşım. Herkes gibi benim de anlayamadığım şeyler var.

SEVİYOR, SEVMİYOR

SEVİYOR, SEVMİYOR

Alpay Eglenen

Seni seviyorum diyorum, şimdilik. Ben de diyor, şimdilik. Sarılıyoruz.

RU-BE-RU

RU-BE-RU

ramazan cetin

İçimde açıklayamadığım bir ağırlık vardı. Sanki biri omzuma görünmeyen bir taş koymuştu ve ben onu taşımaya razı olmuştum. Ruberu adını ilk kez o akşam duydum.

BİR GERİ ZEKÂLININ HATIRA DEFTERİ

BİR GERİ ZEKÂLININ HATIRA DEFTERİ

Mehmet Yazan

Şu an tam 36 yaşındayım. 3 dakika önce ne yaptığımı sorun bilmem. Ama geçen sene herhangi bir tarihten herhangi bir günün yine herhangi bir saatini sorun en ince ayrıntısına kadar anlatabilirim. Hafıza ne garip bir şey.

PHİLEDELPHİA DENEYİ

PHİLEDELPHİA DENEYİ

Vealtuğ

gözlerini duvardan ayırmadan söyledi: “duvardan geçmeye çalışıyorum.” o an zaman durdu. rüzgar sustu. yazlıkta kısa süreli bir elektromanyetik alan çöktü.

BİR KURBAN HİKAYESİ

BİR KURBAN HİKAYESİ

Yavuz Evliyaoğlu

Upuzun ve kocaman bir dili vardı İsmet’in. Devamlı ağzından çıkarıp dudaklarını yalar, burnuna değdirirdi dilini. Sokakta dilini sallaya sallaya gezen birini gördün mü ‘deli’ diyesin geliyordu o zamanlar. Yetişkinler bu isteklerini seslendirmezken, çocuklar İsmet’i gördüler mi ‘Deli İsmet’ diye bağırırlardı ve bu da İsmet’i tetiklerdi tabi. Hemen koşmaya, çocukları kovalamaya başlardı. Hiç de yakalayamazdı. Zaten yakalanacak çocuk da İsmet’i tetiklemeye cesaret edemezdi.

FARE

FARE

Sylvan Clownson

Kapan, vahşi ve kanlı bir yöntem. Orta Çağ’da mı yaşıyoruz? Hem hayatta kalmaya çalışan o. Mantıken kapanı onun kullanması lazım. Bir de ya gözleri açık ölürse? Kapanı atmak için mutfak tezgâhının altına uzandığımda onun sorgulayan, son anlarını anlatır gibi bakan siyah gözleriyle karşılaşırsam? Kıyamam.