
Ben dünyanın gri saatini kuruyorum sen uyurken.
Sana derler ki,
sabahın altılarında
hâlâ yasında doksanların —
inanma.
Daha bulut tutmamış gözleri,
ağıttan gemiler yüzdürüyor karada
“Çaresiz bir hastalık tutturmuş ciğerine” derler,
masal değmemiş hâlâ yaralı ağzına —
inanma.
Ben
dünyanın gri saatini kuruyorum tan vakti.
Sen kötü kalabalıkları düşüne alırken,
ben ham öfkeden
geceye ay dokuyorum daha.
Gün daha ağarmamışken,
ağzımda süt kiri,
ağzımda tütün sesli papatya.
Henüz toplamamışken
yere çaldığı çocuğu
gezegen,
dönüyorken hâlâ
—
ben
dünyanın gri saatine koşuyorum,
altılar ve doksanlarla.
derlerse sana
saatli köyün meydanında
düşmüş kalmış,
Eksik bir akşamla—
inanma.
Sadece,
Saat doksan altıyı vurmadı daha.
Yorumlar (4)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
Ebru METE K.1 Temmuz 2026 · 16:22"Daha bulut tutmamış gözleri, ağıttan gemiler yüzdürüyor karada" çok beğendim.
- Uygar Özcan2 Temmuz 2026 · 20:25
Çok teşekkür ederim.
Yavuz Evliyaoğlu3 Temmuz 2026 · 09:47Bu şiiri seviyorum. Ne zaman denk gelsem okuyorum. Kalemine kuvvet dostum
- Uygar Özcan3 Temmuz 2026 · 13:00
Teşekkür ederim dostum seviliyorsun.
